ARICILARIMIZA TAVSİYE
KOVAN SİGORTANIZI MUTLAKA YAPTIRIN......
devamı için tıklayın
 
Aktif Ziyaretçi 4
Bugün Tekil 2
Bugün Çoğul 2
Toplam Tekil 9721
Toplam Çoğul 13992

Bal Nedir

Bal Çeşitleri

Besin Değeri

Kalite Kontrol

Bal Tefsiri

Terimler
Bal, arılar tarafından çiçeklerden ve meyve tomurcuklarından alınarak yutulan nektarın 
arıların bal midesi denilen organlarında invertaz enzimi sayesinde kimyasal değişime
uğramasıyla oluşan ve kovandaki petek hücrelerine yerleştirilen çok faydalı bir besindir.
Nektar bala çevrilirken arılar sağladıkları invertaz enzimi sayesinde sakkarozu inversiyona uğratarak früktoz ve glikoz şeklinde basit şekerlere dönüştürür ve fermantasyonun meydana gelmesini önleyecek miktarda suyunu uçururlar. Kovandaki hücrelere yerleştirilen ve üzeri
mumdan bir kapakla örtülen bal arılarca sağlanan özel havalandırma sistemi sayesinde
bildiğimiz tat ve kıvama gelir.

Balın rengi, şeker dengesi ve tadındaki farklılık tamamen toplanan nektarlardan
kaynaklanmaktadır. Balın kokusunu, çiçeklerdeki aromalı volatin yağı verir ki bu aynı zamanda
çiçeklerin kokularını sağlayan yağdır. Bal üretimi çok büyük bir çaba gerektirir. Örneğin ½ kg
ham nektarı toplamak için 900 bin arının bir gün boyunca çalışması gerekir. Toplanan bu
nektarın ise ancak bir kısmı bala çevrilebilir. Çiçeklerdeki nektardan elde edilen balın miktarı
tamamen getirilen nektarın şeker konsantresine bağlıdır. Bal sıradışı bir etkiye maruz
kalmadıkça asla bozulmaz. Zaman faktöründen etkilenmez.

Balın ilk akla gelen özelliği tatlı olmasıdır. Bunun sebebi balın içindeki üç şekerdir.
Üzüm şekeri (% 34), sakroz (%2) ve levuloz (meyve şekeri % 40) bundan başka balın 
% 17 ‘si su geri kalan % 7'lik bölümü ise demir, sodyum, kükürt, magnezyum, fosfor, polen, manganez, alüminyum, gümüş, 
albumin, dekstril, azot, protein ve asitlerden oluşur. Balın kalitesini ise bu % 7'lik karışım
belirler.[1] Ayrıca bal içerisinde onbeş şeker tespit edilmiş olup bunlardan bazıları şunlardır: 
fruktoz, glikoz, sakkaroz, maltoz, izamaltoz, erloz, kestoz, melezitz ve rafinozdur.
Genel olarak fruktoz şekeri diğerlerinden farklıdır. Balı bildiğimiz şekerden ayıran çok
önemli bir fark vardır. Şeker ancak sindirim sisteminde değişime uğradıktan sonra kana 
karışırken bal sindirime gerek olmadan çok süratli bir şekilde kana karışır. Dolayısıyla bal
insan vücudunun en yüksek derecede ve en hızlı biçimde faydalanacağı şekilde tasarlanmış
bir gıdadır. Ilık su ile karıştırılan balın birkaç dakika içinde vücuda enerji verdiği tespit
edilmiştir. Balın içinde minerallerin, şekerlerin ve birçok vitaminin yanı sıra az miktarda bir takım hormonlar, çinko, bakır ve iyot da vardır.


* Bal, vitamin, mineral, aminoasit ve enzimler gibi pek çok yaşamsal madde içermektedir.

* Bal, temel karbonhidratların kaynağıdır. İçeriğinde yaklaşık %17 su, %82 karbonhidrat ve % 1 oranında da proteinler, aminoasitler, vitaminler ve mineraller bulunur.

* Bir yemek kaşığı bal, 64 cal enerji sağlayarak kaslar için yakıt görevi yapmaktadır.

* Bitkilerin nektarlarından elde edildiği için, onların şifa veren pek çok özelliğini taşımaktadır.

* Balın antimikrobiyal ve antifungal etkisi sayesinde yaraları dezenfekte ettiği, bakteri ve mantar gelişimini önlediği, çeşitli çalışmalar ile gösterilmiştir.

* Balın bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği, yara ve iltihapların iyileşmesinde olumlu etkiye sahip olduğu bilinmektedir.

* Balın antioksidan aktivitesi gösteren maddeler içerdiği de bilinmektedir. Bal, yapısındaki tokoferol, askorbikasit, flavonoidler ve diğer fenolik maddeler nedeniyle antioksidatif etkiye sahiptir.

* Yapılan araştırmalarda balın, mide-bağırsak sistemi üzerinde düzenleyici etki gösterdiği belirtilmiştir.

* Cilt üzerindeki olumlu etkilerinden dolayı pek çok kozmetik ürünün içeriğinde de bulunmaktadır.

Kestane Balı: 
Kestane; Fagaceae familyasının ballı olarak bilinen üç türünden biridir. Koyu kahve renkli, buruk biraz acı ve kestaneye özgü tadı ve kokusu olan bu bal,  antiseptik özelliğiyle tanınır. Yaklaşık 30 metre yükseklikte olan dalların çiçeklenme  zamanı Haziran ve Temmuz aylarıdır. Bal arısı kestaneden hem polen hem nektar hem de salgı toplar. Arılar kestaneden nektar toplarken tozlaşmayı da sağlayarak kestane üretimine katkı da bulunurlar. Bitkinin balı da meyvesi gibi koyu kahve renklidir. Kristalleşmesi yavaştır, kristalleştiği zaman çok ince granüller oluşturur. Araştırmalarda antibiyotik özelliğiyle  B.Hemolotik streptecoc'lara karşı etkili olduğu tespit edilmiştir. B ve C vitaminleri açısından zengin olan Fer Kestane Balı kasları kuvvetlendirici,  kan dolaşımını düzenleyici, mide ve karaciğer yorgunluğunu giderici, bağışıklık sistemini güçlendirici etki yapar. Kestane Balı solunum ve sindirim sistemlerine olumlu etkiler getirmektedir. Özellikle mevsim değişikliklerinde bol miktarda kestane balı  tüketilmelidir. 

Narenciye Balı  
Narenciye Balı Akdeniz yöresine özgü bir baldır. Narenciye ağaçları Nisan ayında çiçeklenir,  meyve kabuklarında eterik yağ vardır. Narenciye ağaçlarından gelen nektar akışı üç hafta kadar sürer ve bol miktarda olur. Narenciye balının yüksek düzeyde kalsiyum fosfat ve demir fosfat içerdiği saptanmıştır.  Narenciye Balı açık sarı renkte ve akışkandır. Ağaçlarına özgü rayiha ve seçkin lezzeti vardır, bol miktarda C vitamini içerir. Karaciğere olan olumlu etkisi bilinmektedir. Uzmanlar tıbbi açıdan da narenciye balına önem verilmesi gerektiğini kaydetmektedirler. Sinir yatıştırıcı, kramp çözücü özellikleri nedeni ile sinir hastalıklarında kullanılır.

Çam Balı : Çam ağaçlarında yaşayan bir kısım canlıların, yani basra'nın (örneğin çam pamuklu koşnili) salgıladıkları bal şebnemi (bal çiçeği= basura) denen tatlı maddeler, balarıları tarafından toplanarak değişikliğe uğratılır. Çam balının oluşumu iki aşamada gerçekleşir:

1. Aşama: Önce, basra denilen canlı, onbinlercesi biraraya gelerek topraktan ağacın gövdesine tırmanır ve orada yaşamaya başlar. Bu sırada ağaçların cephelerinde beyaz pamuk benzeri tomarlar meydana getirirler. Bu, insan gözüyle kolayca görünür. Yaz aylarına, Ağustos' a doğru basra canlısı çam ağacının özünden elde ettiği ettiği beyaz ve renksiz bir salgı oluşturur. Bu salgı ağacın gövdesinde ince bir ip gibi sallanır. 

2. Aşama: Kovana bal taşıyacak arılar çam ormanlarında dolaşır ve yukarıda bahsedilen, çam ağaçlarının gövdesindeki çam özlü salgıyı alırlar. Arılar, bünyesindeki salgılarla bu ham haldeki çam balını işleyip kovana taşır. Peteklerdeki gözlere işçi arılar tarafından yerleştirilir. Dünyadaki çam balı üretimin %90'ı Türkiye'de yapılmaktadır. Kalitesi, aroması ve içerdiği zengin besin maddeleriyle Türk Çam Balına yurt dışından büyük bir talep vardır.
Çam balının en önemli özelliği kıvamı bozulmadan veya donmadan yıllarca saklanabilmesidir. Bu nedenle pazarlaması da kolaydır. Rengi çiçek ballarının ekseriyetinden daha koyudur. Besin değeri biraz daha düşük olmakla birlikte, özellikle boğaz rahatsızlıklarına çok iyi gelir.
Çam balı, kristalizasyona dayanıklılığı ve önleyici özelliği ile, tıpta ve gıda sektöründe çeşitli ürünlerde (örneğin dondurmalarda) bir doğal katkı maddesi olarak geniş bir kullanım alanına, ve önemli ihracat potansiyeline sahip bir üründür. Ülkemizin akciğeri sayılan zengin orman bölgelerinin doğal ürünüdür.
Çam balı diğer balların aksine çiçeklerden toplanan nektarlardan değil, arıların çam ağaçları üzerinde oluşan reçineleri işleyerek elde ettikleri salgı balı türüdür.  Öncelikle Ege ve  Akdeniz bölgelerinde üretilir. İlkbahar -  sonbahar aralıklarında işlenir.  Koyu bulanık kahverengi renkte, keskin bir tadı ve çam ağacına özgü rayihası vardır.   
Çam balının solunum yollarına, sindirim sistemine olan olumlu etki ve faydaları tıpta kabul görmüştür.  Her sabah bir bardak ılık su ile karıştırılarak aç karnına içildiğinde, kilo verdirme özelliğine sahiptir.


Kekik Balı  
Kekik; genusun beş farklı türünden nektarlı bitki olarak bilinir. Yaygın olarak kırsal bölgelerde yetişen bir bitkidir.  Ülkemizde öncelikle Ankara, Çankırı, Kastamonu, Bolu, Amasya, Trabzon ve Kütahya'nın  tepe ve dağlarında doğal ortamda  bol miktarda  yetişir. Kekik bileşiminde "Timol" içeren uçucu bir yağ vardır. Çiçeklenme dönemi Mayıs başından Ağustos sonuna kadar devam eder.  Fer Kekik Balı açık altın sarısı renktedir. Tadı ve aroması çok güzeldir. Fer Kekik Balı enzim içeriği bakımından çok zengindir.  Antiparaziter etkisi ile bilinir. Bu etkisi timol denen terpenik maddeden dolayıdır. Kekik balı soğuk algınlığını  kısa sürede giderir ayrıca  yara iyileştirici özelliği vardır.

Kekik Balı : Kekik balı, bal çeşitlerinin arasında en özellikli olanıdır. Saf kekik otundan öz toplayan arıların ürettiği şeffaf, kekik kokulu, buruk tatlı bir baldır. Karaciğer başta olmak üzere mide, astım ve egzema hastalıklarına iyi geldiği söylenir. Ege, İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin yüksek rakımlı yaylarındaki kekiklerin nektarını içeren ballardan özenle seçilen  Kekik balları, sizlerin damak zevkine sunulmuştur.

Yayla Balı: İç, Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri'nin yüksek dağlarından özenle seçilmiştir
Çiçek florası bol olan, Türkiye'nin en verimli, yüksek yayla ve meralarında karma kır çiçeklerinden elde edilir. Açık kehribar renkte hoş bir rayiha ve keskin tadı olan bu bal, kahvaltıların olmazsa olmaz denile bilecek bal çeşididir.  Bir - iki çorba kaşığı Yayla Balı günlük enerji ihtiyacımızın önemli bir kısmını karşılamaya yeterli ve sinir sistemini güçlendirmekte gereklidir.Balın hammaddesi, nektar denen balözüdür. Balın kalitesi, doğrudan nektara bağlıdır. Çiçeklerin ve çeşitli bitkilerin salgıladıkları nektarın, bal olabilmesi için kimi işlemlere tabi tutulması gerekmektedir.Arı, genellikle bir seferinde sadece tek çeşit çiçekten nektar toplar. Yani ilk olarak arı hangi çiçek türünden nektar toplamaya başladıysa, hep o türden çiçekleri dolaşır, başka çiçeklere gitmez.Nektar yükü ile kovana dönen tarlacı arı, karşısına çıkan genç evci arıya bir damla nektar verir. Sonra kovan içinde ilerlemeye devam eder.iki ya da üç evci arıya geri kalan nektar yükünü aktarır.Dışarıda nektar bol ise, tarlacı arılar hızla yükünü boşaltıp tekrar tarlaya dönerler. Eğer nektar kaynağı yeni ve mükemmel ise, nektar yüklü arı kovana girince diğer arılara durumu anlatmak için bir çeşit hareketlerde bulunur, karnın ı sağa sola hareket ettirir. Bu dansı seyreden beş- altı arı, aldıkları bilgiye istinaden nektar kaynağını bulmak üzere kovandan ayrılır. Dans hareketlerinde bulunan arı, bu hareketlerine devam eder ve kendisi kovandan ayrılıncaya dek en az bir düzine arı, bahsi geçen nektar kaynağını bulmak için uçuşa geçer
Besin Değerleri Tablosu (Takribi 100 gr. bal için)
Enerji Değeri 304 kcal (1272 kJ)
Karbonhidrat 82.4 g
Protein 0.3 g
Yağ 0 g
Mineraller
Potasyum 52 mg
Kalsiyum 6 mg
Fosfor 4 mg
Sodyum 4 mg
Magnezyum 2 mg
Demir 0.42 mg
Çinko 0.22 mg
Bakır 0.04 mg
Manganez 0.08 mg
Vitaminler
Vitamin-C 2 mg
Vitamin B2 0.04 mg
Vitamin B5 0.07 mg
Vitamin B1 0.004 mg
Vitamin B6 0.02 mg
Niasin 0.12 mg
Günümüzde balla ilgili problemlerin başında, tüketiciyi aldatmaya yönelik uygulamalar (arının şeker şurubu ile beslenmesi, bala çeşitli şeker şuruplarının doğrudan ilave edilmesi) ve bazı bal ambalajlayan firmaların teknik donanım ve bilgi eksikliği nedeniyle balın doğal yapısını ve özelliklerini bozabilecek işlem uygulamaları gelmektedir. 

Balın kalitesini (hileli olup olmadığını, ilaç kalıntısı içerip içermediğini) sadece balın tadından, kokusundan ya da görüntüsünden anlamak mümkün değildir. 

Balın kalitesini anlamanın tek yöntemi 'balın yapısının' analiz edilmesidir. En iyi sonuç; 'hile ve tüm kalıntı analizlerinin yapılıp, verilerin konusunda uzman ve deneyimli kişiler tarafından yorumlanmasıyla' elde edilir.
HALİFELERİN BAL TEFSİRİ
Hazreti Ali bir gün gazadan hanesine geldiğinde, Hz.Ebubekir Sıddık, Hz.Ömer El Faruk, Hz.Osman Zinnureyn gelerek Hz. Ali’ye ‘’Gazan mübarek olsun ey allahın arslanı’’ dediler…..

Hz. Fatımaüz Zehra Validemiz de onlara ikramen kalaylı bir tas içinde bal getirdi. Balın üzerinde ince bir kıl vardı… Hz.Ebubekir kılı almak üzere davrandı. Hz.ömer ise kılı aldırmadı ve dedi ki;
"Bizler hazreti zişanın vezirleriyiz. Belki Fatimetüz zehra bizleri tecrübe için bu kılı koymuştur. Aramızda bu kıl hakkında üçer tevil edelim. Münasip değil mi?" dedi ve sonra;

Hz.Ebubekir :
"Namaz kılanın kalbi nurludur bu tastan. Dünya endişesini gönlüne getirmeden namaz kılmak tatlıdır bu baldan. Namazı tadili erkan üzere kılmak incedir bu kıldan."

Müteakiben Hz.Ömer El Faruk şöyle buyurdular:
"Misafiri seven hane sahibinin kalbi nurludur bu tastan. Misafirlere ikram etmek ve gönlünü almak tatlıdır bu baldan. Misafirin kalbi incedir bu kıldan."

Hz.osman da şöyle yorumladı:
"Alimlerin kalbi nurludur bu tastan. Alimlerle sohbet etmek ve onları dinlemek tatlıdır bu baldan. Kur’an-ı kerim’e mana vermek incedir bu kıldan."

Hz.Ali efendimiz de şöyle yorumladı:
"Gazaya giden gazilerin kalbi nurludur bu tastan. Cihat edip al kanlara boyanıp kafirlerle cenk etmek tatlıdır bu baldan. Üzerine kul hakkı geçirmeden, haram yemeden hanesine dönmek incedir bu kıldan."

Sonra Hz.Fatima Validemiz de bir yorumda bulundular:
"Erkeğini hoşnut eden kadınların kalbi nurludur bu tastan. Erine cefa etmeyip güzelce geçinip , kendinden razı etmek tatlıdır bu baldan. Kocasının hakkını yerine getirmek incedir bu kıldan."

Sonra Hz.Peygamber efendimiz de bu sohbete iştirak ederek şöyle tevil buyurdular: ---
"Benim ümmetimin kalbi nurludur bu tastan. Kevser şarabı tatlıdır bu baldan. Şeriatımız incedir bu kıldan."

Bu sohbete neş’e veren Cenab-ı Hak; Cebrail (as)’ı göndererek buyurdu ki; --
"Senin nübüvvet nurun nurludur bu tastan. Yarın kıyamet günü mahşer yerinde ümmetine şefaat etmen tatlıdır bu baldan. Sırat köprüsü incedir bu kıldan…"

Bunun üzerine Peygamber efendimiz mübarek ellerini kaldırıp:
"Ya rabbi, bu bal tefsirini okuyana, dinleyene ikiyüz Peygamber sevabı isterim ve senden dilerim" diye dua ettiler.

Cenab-ı allah’tan şöyle bir nida geldi:
"Ya habibim! Senin ümmetinden her kim bu bal tefsirini üzerinde taşır, okur, okutur, yazar, yazdırır ise, izzet ve celalim hakkı için ben de o kuluma ikiyüz Peygamber sevabı veririm" diye buyurdular.

Peygamber efendimiz de dedi ki:
"Benim ümmetimden her kim bu bal tefsirini kendisine evrad edinip üzerinde taşır, hergün okur veya dinlerse, dünya darlığı görmez, fakru zarurete düşmez, ölürken hüsnü şehadetle ölür, ahirete iman ile gider ve gelecek kaza ve musibetlerden kendisini cenab-ı hak muhafaza eder."

"Senin rabbin  bal arısına  şöyle vahyetti: Dağlardan,ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan kendine evler edin"
"Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece  rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver.onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ibret  vardır." Nahl Sûresi 68

ARICILIKLA İLGİLİ TERİMLER
Arıcılıkta kullanılan en önemli araç ve gereçlerin başında arıcılığın vazgeçilmez girdisi olan kovanlar gelmektedir. Arılar doğal şartlarda ağaç ve taş kovuklarını barınak (yuva yeri) olarak kullanırlar. Ancak, tarımsal bir faaliyet olarak arıcılığın gelişmesiyle birlikte, arılar insanlar tarafından değişik barınaklara alınmışlardır. Arıcılığın gelişme süreci içinde arı barınakları da geliştirilerek günümüz modern kovanlarına kadar gelinmiştir. Eski sistemden modern arıcılığa geçiş, çerçeveli kovanların kullanılmasıyla mümkün olmuştur.

Arıcılığı ileri ülkelerde eski tip kovanlar artık yerini tamamen modern kovanlara bırakmasına rağmen ülkemizde az sayıda da olsa ilkel ve modern kovanları yan yana görmek mümkündür. Modern kovanlar, arı ticaretinin daha uygun koşullarda ve daha kolay yapılabilmesine olanak sağlarlar. Bununla birlikte modern kovanlardan daha yüksek verim alınabilmesi, arıların bakım ve beslemelerinde çalışma kolaylığı, gezginci arıcılık yapanlar için arı naklinin kolaylaşması gibi nedenlerle çerçeveli modern kovan kullanımı ülkemizde ve tüm dünyada hızla yaygınlaşmıştır. Kovanlar aşağıda verildiği gibi 3 gruba ayrılabilir.


1.Basit Kovanlar
Ülkemizin her köşesinde bu tip kovanlara rastlamak mümkündür. Bunlar yapılış ve görünüş tarzı olarak basit olup teknik ve gezginci arıcılık için uygun olmayan kovanlardır. İçi oyulmuş kütükler, çamurla veya samanla sıvanmış hasır veya çalıdan örülmüş sepetler olabildiği gibi su kabakları, toprak kaplar, basit tahta kutular ve hatta meyve sandıkları kovan olarak kullanılmıştır.

2.Geçit Kovanlar
Geçit tipi kovanlar, basit kovanlardan standart çerçeveli kovanlara geçişte atılan ilk adım olup iki tip arasında bulunmaktadır. Açılıp kontrol edilmeleri, bal hasadı ve diğer bir kısım uygulamalar açısından basit kovanlardan üstündür. Önde ve arkada kapakları bulunan dikdörtgen şeklindeki 4 parça tahtadan yapılmış küçük çerçeveli kovanlar geçit kovanların en sık kullanılan örneklerindendir.

3.Modern Kovanlar
Bugün dünyanın pek çok yerinde ve ülkemizde içerisinde hareketli çerçevelerin bulunduğu standart çerçeveli modern arı kovanları kullanılmaktadır. Langstroth ve Dadant olmak üzere iki tip modern kovan bulunmasına karşın ülkemizde ve dünyada Langstroth tipi kovanlar daha sık görülür. Her iki kovanda da sistem aynı olup sadece ölçüler farklıdır. Modern kovanlar teknik arıcılıkta diğer kovan tiplerine göre büyük avantaj ve yarar sağlarlar. Modern kovanların yararları ve üstünlükleri aşağıdaki gibi sıralanabilir.

* Çerçeveli kovanın bütün parçalarının hareketli olması nedeniyle çıkarıp tamir etmek ve yenilemek mümkündür.
* İlkel kovanlara göre sağlam ve uzun ömürlüdür.
* Bu tip kovanlarda bilinen bütün arıcılık teknikleri rahatlıkla uygulanabilir.
* Koloniler istenildiği zaman bala veya diğer arı ürünleri üretimine yönlendirilebilir.
* İstenilen şekilde ve istenildiği zaman besleme yapılabilir.
* Her türlü hastalık ve zararlılar ile istenilen şekilde mücadele edilebilir.
* Ana arı yakından görülebilir ve gerektiğinde yenilenebilir.
* İstenildiği zaman bal hasadı yapılabilir.
* Gezginci arıcılık yapmak için idealdir.


4.Langstroth Kovanı
Langstroth arı kovanlarında kuluçkalık ve ballık aynı ölçüde olup bu kovanlar florası zayıf, nektar dönemi kısa, kışların ılık geçtiği sıcak ve kurak iklime sahip bölgelerde ve gezginci arıcılık şartlarına uygundur. Langstroth tipi kovanlarda kuluçkalık ve ballık gövde ve çerçeve ölçüleri birbirinin aynısıdır. Langstroth kovanında 10 çerçeve kuluçkalıkta 10 çerçeve ballıkta olmak üzere toplam 20 çerçeve bulunur. Kovan gövde kalınlığı 25 mm'dir. Kuluçkalık ve ballık ölçüleri dıştan dışa 505 mm x 435 mm x 260 mm; içten içe ise 455 mm x 385 mm x 260 mm'dir. Langstroth kovanlara ait çerçevelerin dıştan dışa olan ölçüleri 440 mm x 250 mm olup çerçeve koltuk genişliği 37 mm'dir. Çerçevenin dıştan dışa uzunluğu kovana oturma payları ile birlikte 472 mm'ye çıkar.

Kovan Dip Tahtası
Kovanın en altında bulunan parçasıdır. Dip tahtası sabit olmamalı, gerektiğinde kolayca çıkarılabilmelidir. Ancak ülkemizde geniş ölçüde gezginci arıcılık yapıldığı için dip tahtası sabit olarak yapılmaktadır. Uçuş tahtası dip tahtası boyunca menteşeli ve kapanacak şekilde yapılmaktadır. Uçuş tahtası, kovan bekçiliği yapan arılar için bir nöbet tutma yeri ve kovanın havalandırılması sırasında kanat çırparak kovana hava pompalayan arılar için durak yeridir. Aynı zamanda bu tahta arıların kovana giriş çıkışlarını kolaylaştırır.

Kuluçkalık
Kuluçkalık, dip tahtası üzerine yerleştirilen ve ön alt kısımda uçuş deliği bulunan kovanın ana parçasıdır. Adından da anlaşıldığı üzere kuluçkalık arıların yavru yetiştirdiği bölümdür. Kuluçkalık aynı zamanda arıların kışladıkları ve kışlık gıda stoğunun yapıldığı kısımdır.

Ballık
Kovan içerisinde arı mevcudunun artıp kuluçkalığa sığmaz hale geldiği zaman kuluçkalık üzerine yerleştirilen kattır. Hasat edilecek balın hemen hemen tamamı bu katlardan alınır. Ana arı yumurtlamak için kuluçkalıkta boş yer bulamadığı zaman yumurtlamasını ballıklarda da sürdürür.

Çerçeveler
Kuluçkalık ve ballık içinde yan yana yerleştirilen ve temel petek takılarak arıların iş ve zamandan tasarruf sağlamalarını ve bunun sonucu daha üretken olmalarını imkan veren kovan kısımlarıdır. Örtü Tahtası Kovan kapağı altına yerleştirilen iç kapak durumundadır.

Örtü tahtası
2-4 parçalı veya yekpare tek parça olarak yapılabilmektedir. Gezginci arıcılık yönünden tek parça olması daha uygundur.

Kovan Kapağı
Yukarıda sayılan bütün kovan parçalarının ve arıların koruyucusudur. Düz veya geriye meyilli olabilir. Kovan içerisine yağmur ve kar sularının girmesini önler. Özellikle gezginci arıcılık yapılması halinde kovan kapağının ön ve arka kısımlarında havalandırma deliklerinin olması gereklidir.

B- Diğer Arıcılık Malzemeleri

Arıcı Körüğü
Arıcının koloni kontrolleri sırasında sürekli olarak kullandığı, arıları sakinleştirip zararsız hale getirdiği ve rahat bir çalışma ortamı oluşturmada kullandığı bir alettir. Körük genelde silindirik yapıda olup duman verici maddelerin yakıldığı depo (kazan) kısmı, hava pompalayarak yanmayı kolaylaştıran ve çıkan dumanı üfleyen körük kısmı ile dumanın püskürtüldüğü huni şeklindeki ağız kısmı olmak üzere üç kısımdan oluşmaktadır. Körük içerisinde marangoz talaşı, çürümüş ağaç kökü ve saman gibi maddeler yakılabilir. Yakılacak malzeme bal ve balmumunda koku bırakmamalıdır. Bu durum özellikle bal hasadı sırasında daha da önem kazanmaktadır.

Arıcı Maskesi
Arıcının baş ve boyun kısımlarını arılardan koruyan, yüze gelen kısmı ince tül veya telden yapılmış şapka gibi giyilebilen bir başlıktır. Maske görüşü engellememeli ve arıcıyı bunaltmayacak şekilde hafif ve aynı zamanda dayanıklı olmalıdır. Sadece insanın baş kısmını veya vücudun belden yukarısını koruyan ya da tulum şeklinde giyilebilen tipleri bulunmaktadır.

Eldiven
İnce deriden veya kauçuktan yapılmış olup bazılarında dirseğe veya bileğin üst kısmına kadar örten bez kısmı bulunur. Eldiven genellikle yeni arıcılığa başlayanlar tarafından sıkça kullanılmakta olup parmak hareketlerini kısıtladığı için deneyimli ve usta arıcılar tarafından pek kullanılmaz.

El Demiri
El demiri çok basit yapılı ve küçük bir demir parçası olmasına karşılık oldukça işe yarayan ve çok kullanılan bir alettir. El demiri örtü tahtalarını kaldırmada, çerçeve çıkarmada, bal mumu, propolis veya diğer artıkları kazıyıp temizlemede ve kovan gövdelerini birbirinden ayırmada kullanılır.

Temel Petek
Bal üretimini artırmak ve arıların petek yapımını kolaylaştırmak için çerçeve teli ve mahmuz yardımıyla çerçevelere sabitleştirilen, işçi arı gözü basılı ve saf bal mumundan yapılmış ince mum levhasıdır.

Mahmuz
Temel peteklerin çerçeve tellerine sabitlenmesi sırasında kullanılır. Bir sap ve buna bağlı dişli bir tekerlekten ibaret olup dişlerin içi tel üzerinde yürümeyi sağlayacak biçimde oyuktur.

Biz
Temel petek telinin çerçevelere takılması için çerçevelerin yan çıtalarında delik açılması sırasında kullanılır.


Bal Bıçağı ve Sır Tarağı
Bal süzme işlemi sırasında sırlı peteklerin sırlarını açmak için kullanılır. Sırları açma sırasında petek gözlerinin bozulmamasına dikkat edilmelidir. Bazı ülkelerde sır alma işlemi otomatik sır alma makinesi ile yapılmakta olup iş gücünden önemli ölçüde tasarruf sağlanmaktadır.

Çerçeve Teli
Çerçevelere takılan temel peteklerin daha sağlam olarak tutturulması için çerçevelerin yan çıtaları arasına gerilen ince paslanmaz ve yumuşak teldir.

Bölme Tahtası
Zayıf arı ailelerinde kovandaki arılı ve yavrulu çerçeveleri bir tarafa sıkıştırdıktan sonra son çerçevenin yanına konulan düz bir tahtadır. Bölme tahtası kovan içi hacmini daraltarak kuluçkalıkta gerekli sıcaklığın sağlanmasını ve korunmasını kolaylaştırır.

Ana Arı Izgarası
Kuluçkalık ile ballık arasına yerleştirilerek ana arının ballıklara geçişini engelleyen metalden yapılmış ızgaradır. Ana arı ızgarasının aralıklarından işçi arılar geçiş yapabilirken ana arı ve erkek arılar geçemezler. Genellikle kaliteli petekli bal üretmek amacıyla kullanılır.

Ana Arı Kafesleri
Ana arısız kalmış veya verimsiz, sakat, yaşlı ana arıya sahip kolonilere yeni bir ana arı vermek ya da ana arıları bir yerden bir yere nakletmek için kullanılan, çok değişik tipleri bulunan özel kafeslerdir.

Yemlik
Kolonilere katı veya sulu yemlerle besleme yapmak için kullanılan çinko, plastik, ahşap ve fiberglas gibi çeşitli malzemelerden ve değişik tiplerde yapılan kaplardır.

Polen Kapanı
Arıların bol polen topladıkları dönemlerde kovan uçuş deliğine ya da kovan tabanına monte edilerek işçi arıların getirdikleri çiçek tozu kümelerini toplamaya yarayan bir tuzaktır. Son yıllarda arı nakilleri sırasında havalandırma penceresi olarak da kullanılabilen kovan tabanına monte edilen tipleri daha sık kullanılmakta ve önerilmektedir.

Bal Süzme Makinesi
Santrifüj makinesi olarak da adlandırılan bal süzme makinesi, sırları alınmış peteklerden balı çıkarmak için kullanılır. El veya elektrikle çalışan ve devir sayısı ayarlanabilen modern tipleri de mevcuttur. Galvanizli saç veya çinkodan yapılan silindirik biçimdeki bal süzme makinelerinin silindirik muhafaza kısmı , bu kısım içinde çerçeve konulacak özel yuvalar ve bu yuva takımının bağlı olduğu düzeni döndürmeye yarayan dişli bir çevirme mekanizmasından ibarettir.

Bal Dinlendirme Kapları
Elde edilen süzme balın, içinde bir süre tutularak dinlendirildiği, bal içindeki mum kırıntılarının ve hava kabarcıklarının üste çıkarak balın arındırıldığı kaplardır.